Anasayfa / Bebek Bakımı / Yenidoğan Bebek Tarama Testleri

Yenidoğan Bebek Tarama Testleri

Yenidoğan bebeğin topuğundan çok az miktarda kan alınır ve alınan bu kan, ‘Gutrie’ adı verilen bir kağıda
emdirilerek tarama için gerekli olan testlerin yapılması sağlanır. Yenidoğan bebeğin topuğundan kan
alınması işlemi, topuk bölgesinin yumuşak ve kan almaya en elverişli bölge olmasından dolayı tercih
edilmektedir, ancak daha büyük çocuklarda kan alma işlemi parmaktan gerçekleştirilmektedir.
Yenidoğan bebeklerin ise, parmakları kan almak için çok ufak ve yetersizdir.

Yenidoğan bebeklerde alınan kan sonucu yapılan testler, genel olarak yenidoğan tarama testi olarak
adlandırılır ve bilinir. bebeklerde yenidoğan taraması yapılmasının amacı, bebeğin bünyesinde iki ayrı
hastalığın bulunup bulunmadığını öğrenmektir. Bazı insanlar bu testin, yenidoğan zeka testi olduğunu
düşünmektedir, ancak bu testin bebeğinizin zekasıyla bir alakası yoktur.

Yenidoğan taramasının yapılma amacı, bebeğin zekasını doğrudan etkileyebilecek binlerce virüs
içerisinden, sadece iki tanesinin detaylı şekilde taramaya alındığı bir testtir. Yenidoğan bebek tarama
hastalıkları, ilk olarak hipotiroid yani yani bebeğin tiroid hormonlarının az olup olmadığını kontrol eden
hastalık ile, fenilketonüri yani, vücutta olması gereken aminoasitlerin işlenip işlenmediğini kontrol eden,
fenilketonüri hastalığına karşı yapılan testlerdir.

Yenidoğan Tarama testleri sayesinde bebeğinize ihtiyacı olan bakım uygulamalarını rahatça
uygulayabilirsiniz. Yenidoğan tarama testleri o kadar ileri derecelerde verim sağlamıştır ki, 5000
bebekten 1 tanesinde yaşanan rahatsızlıkların bile tespit edilerek, önüne geçebilmek mümkün hale
gelmiştir. Yenidoğan tarama testlerinin gelişmesiyle birlikte binlerce bebeğin erken teşhis ile hayatı
kurtulmuştur.

Dünya üzerinde bu testlerin bu kadar profesyonelce yapılabilmesinin en önemli mimarlarından bir tanesi
Prof. Horst Bickel olmuştur, Bickel, yenidoğan bebeklerde feniketonüri hastalığını, belirli diyetlerle
tedavi edebilecek bir yöntem geliştirerek, bu hastalığın erken teşhisiyle kolayca tedavi edilebilmesini
sağlamıştır. Ayrıca yenidoğan bebek taraması için farklı bir test geliştiren Prof. Robert Gutrie’de
yenidoğan bebeklerde hastalığın erken teşhisini çok daha kolaylaştırmıştır.
Yenidoğan bebeklerde fenilketanüri belirtilerini tespit ettikten sonra, bebekler için uygun olan,
yenidoğan bebeklerde fenilalanin içermeyen beslenme programı uygulanması doğru olacaktır. Doğru
diyet ve tiroid ilaçlarının düzeyli oranlarda kullanılması sayesinde, yenidoğan bebeklerin tedavi süreci
başarılı olarak sonuçlandırılmaktadır.

Fenilketanüri Hastalığı; bir enzim rahatsızlığı olmakla birlikte, her 25 kişiden birinde taşıyıcı olarak
semptom gösterebilmektedir. Ancak bu hastalığın ortaya çıkabilmesi için, hem anne, hem de babanın bu
hastalığın taşıyıcısı olması gerekmektedir. Ancak bu sayede bebek bu hastalığa sahip olarak dünyaya
gelir. Anne baba taşıyıcı oldukları için bu hastalığın farkında olmazlar ve bu hastalıktan etkilenmezler,
ancak bebek bu hastalığı taşıyıcı değil, hücrelerine işlemiş olarak dünyaya gelir. Dünya üzerinde yapılan
araştırmalar ışığında, genel ortalama 5000 bebekten birinde bu hastalığın görüldüğüdür ve ülkemizde her
yıl yaklaşık olarak 300 bebek bu hastalıkla dünyaya gelir.

Diğer yandan, yenidoğan bebeklerde doğuştan tiroid eksikliği de görülebilmektedir. Bu durum bebek
anne karnındayken meydana gelir ve tiroid dokularının yer değiştirmesi veya yok olmasıyla yaşanan bir
rahatsızlıktır. Bu tür bebekler dünyaya gelir gelmez, tiroid ilaçlarıyla gerekli beslenme önlemleri
alınmalıdır. Özellikle yenidoğan tarama testleri sayesinde bu durumun erken teşhisi, hastalığın tedavi
sürecini mümkün olduğu kadar hızlandırmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir